MAKALELER

ÇOCUKLAR VE GECE KORKULARI
ÇOCUKLAR VE GECE KORKULARI

Çocuklar ve gece korkuları

Uyku, bebekler ve çocuklar için günün yarısı ve hatta daha fazlasını kaplamasına rağmen belki de en az bilgi sahibi olduğumuz alanlardan biri. Uykusundan çığlık atarak uyanan ve korku içinde annesini çağıran çocuk neden bu kadar etkileniyor? Bu sorular bilim tarafından henüz yanıtlanamamış sorular.

Gece korkuları özellikle 3-6 yaş döneminde ortaya çıkar

İnsanların en çok soru sorduğu dönem belki de 3-6 yaş dönemidir. Dil becerilerindeki gelişme onlara dünyayı daha ayrıntılı şekilde tanımlama imkanı yaratır. Dil gelişimine bağlı olarak ortaya çıkan soyutlama becerisi, çocuklara hayali oyunlar oynama şansı tanır. Çocuklar bu dönemde hayal ile gerçeği ayırt edemez. Bu nedenle masalları gerçekmiş gibi dinlerler. Çocukların hayal gücünde gerçekleşen bu gelişme onların dünyasını zenginleştirirken aynı zamanda yeni korkuların ortaya çıkmasına neden olabilir. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalını dinleyen bir çocuk için; Pamuk Prenses, cücelerin ormandaki mutlu yaşamı ya da son anda kurtarıcı olarak sahneye çıkan prens ne kadar büyüleyiciyse, Pamuk Prenses'i ormana götüren avcı ya da kötü kalpli cadı da o kadar korkutucudur. Televizyon ve bilgisayarda izledikleri görüntüler ya da çevrelerinde konuşulan konular, çocuklarda benzer etkiler yaratabilir.

3- 6 yaş döneminde gece korkuları

Çocuk bu dönemde sık sık gece korkularıyla karşılaşabilir. Rüyasında canavarlarla karşılaşabilir, öcüler tarafından kovalanabilir ya da cadılar tarafından kaçırılabilir. Gecenin geç bir saatinde çocuk bu tür bir gerekçeyle anne- babasının yatağına gelip kendisine yardımcı olunmasını isteyebilir. Böyle bir durumda çocuğu ciddiye alarak onu sonuna kadar dinlemek çok önemlidir.

Çocuk öcülerden bahsederken, ona aslında öcü diye bir şey olmadığını söylemek onu rahatlatmaz. Aksine anlaşılamadığını düşünür ve kendini daha yalnız hisseder. Bu dönemde hayal ile gerçek çocuğun dünyasında beraber hareket eder.

Çocuk bu tür kabuslarla karşılaştığında;

Resim çalışmaları genellikle çok işe yarar. Bu dönemdeki çocuğun çizdiği resimler her zaman çok sevimli olur. Özellikle bir cadının ya da bir canavarın resmini çizdiğinde genellikle kendisi de çok eğlenir. Gece kendisini acımasızca korkutan şeyin aslında ne kadar sevimli olduğunu fark ettiğinde korkuları büyük ölçüde ortadan kalkacaktır.

Bir diğer etkili yöntem ise canavar spreyidir. İçinde kimyasal olmadığından emin olunan bir sprey şişesinin içi suyla doldurulur. İçine ot, renkli plastik gibi şeyler koyularak sprey şişesi daha gizemli hale getirebilir. Çocuk neden korkuyorsa şişenin üzerine onun adı (canavar, öcü, dev, cadı vb.) yazılır. Çocuğa, bu sprey kullanıldığında tüm canavarların kaçacağı söylenir. Çocuk yatağa girmeden önce odasının her yerine bu sprey çocukla birlikte püskürtülür. Gece kabus görmesi halinde kendisinin de kullanabilmesi için sprey çocuğun başucuna bırakılır. Bu yöntem çok işe yarayan bir yöntemdir.

Bazı yaratıcı anne ve babalar, çocuğu geceleri korkutan şeyden korumak için evdeki hayvanı görevlendirir. Gece olduğunda kedi veya köpek evde her zamanki turlarını atmaya devam edecektir. Çocuk ise şaşırtıcı bir şekilde kendini daha güvende hissederek daha huzurlu bir uyku uyuyabilecektir.

Unutulmaması gereken şey bebeklerin ve çocukların stresli dönemlerden etkilendiği gerçeğidir. Çocuk, hesapta olmayan bir ayrılık, hastanede uzun süren tedaviler ya da çatışmalı bir ortamdan etkilenir. Böyle dönemlerde diş gıcırdatmaları, sık kesilen uykular ya da ufak çaplı öfke nöbetleriyle karşılaşabilinir. Bu durumlarda yapılacak şey öncelikle sakin olmak ve en kısa zamanda çocuk için daha güvenli bir ortam yaratmaya çalışmaktır. Her şey yoluna girdiğinde çocuğun uykuları da düzene girer.

 

Sorularınız için bizlere ulaşabilirsiniz

Randevu Al